Kedilerin burunlarının içindeki koku algılamaya yarayan yüzey bizimkinin yaklaşık beş katı büyüklüğündedir. Aslında bu konuda oldukça eksik olan tür Homo sapiens’tir. Primat atalarımızın evrimi sırasında, koku duyumuzu üç renkli görme duyumuz için feda etmiş olmalıyız. Biyologlar görme duyumuzun bu özelliğinin, olgun kırmızı meyveleri ve pembe yumuşak yaprakları besin değeri daha düşük yeşil yapraklardan ayırt edebilmemiz için geliştiğini düşünmektedirler.

Köpeklerin burunlarını iz sürmek, kaçakları ve insan mallarını bulmak gibi birçok amaçla kullandığımızdan, onların koku alma becerileri hakkında çok şey bilmekteyiz. Ne var ki, kedilerin avlanırken koku duyularını kullandıklarına dair ilk araştırma sadece 2010 yılında yayınlanmıştır.

Bu araştırma sonucunda kedilerin gerçekten de avlarını bulmak için koku izlerini takip ettikleri görülmüştür. Kedilerin avladığı kemirgenlerin büyük çoğunluğu, özellikle fareler, birbirleriyle iletişim kurmak için idrarla taşınan koku sinyallerini kullanır. Kedi ve fareler memeli olduklarından burunları aynı şekilde çalışır. Bu nedenle farelerin kedilerin algılayamayacağı koku izleri bırakması oldukça düşük bir ihtimaldir.

Avustralyalı biyologlar bunu, fare kafeslerinden alınan kum örneklerini yol kenarlarına koyarak kanıtladı. Bu kum örneklerinin neredeyse tamamı avcıları, özellikle de tilkileri kendine çekti. Ancak etrafta vahşi kedilerin izleri de görünüyordu. Kediler gün ışığında avlanırken görme duyularını kullanmayı tercih ederken, geceleyin hassas gece görüş yetenekleri bile daha güvenilmez hale geldiğinden koku duyularını kullanmaya başlarlar. Koku izleri genelde söz konusu hayvanın o anda nerede olduğunu değil, bu izleri bıraktığında, belki de saatler önce nerede olduğunu gösterir. Bu olayı evcil kedilerin sosyal yaşantısında da oldukça önemlidir. Kediler kendi alanlarında dolaşır ve kendilerinin son ziyaretinden bu yana ne kadar vakit geçtiğini kontrol edebilir, oradan geçip idrar püskürtmüş olan diğer kedilerin koku izlerini okuyabilir ve püskürtenin duygusal durumu ve bireysel kişiliği ile ilgili bilgi sahibi olabilirler.

Kedilerin bizimle olan sosyal ilişkilerinde koku önemli bir rol oynar. Bir kedi sizi karşılarken niye bacağınıza sürtünür? Kısmen sizinle arkadaşça fiziksel temasta bulunmak için ama hepsi bundan ibaret değil. Kedinin bu karşılamada yaptığı şey, kendisiyle sizin aranızda bir koku değiş tokuşudur. Siz farkına bile varmadan sizi işaretlemiştir. Kedi için bizim koku sinyallerimizi okumak da önemlidir. Bu da karşılama merasiminden sonra kedinin bize itinayla sürttüğü yan tarafındaki tüyleri oturup yalaması gibi basit bir yöntemle gerçekleştirilir.

Peki kokudan bahsederken yalamaya nereden geldik? Kedilerde, insanlarda bulunmayan, vomeronasal organ (VNO) veya Jacobson organı adı verilen ikinci bir koku alma organı vardır. Kedinin damağında konumlanan VNO burnun aksine tamamen sıvıyla dolu olduğunda kokuların algılanabilmesi için tükürüğün içinde çözünmeleri gerekir. VNO’nun işlevi insanlardaki tat ve koku duyularının ortasında bir yerdedir. Kedinin bu organdan nasıl faydalandığını anlamak için büyük bir hayal gücü gerekir.

Kediler VNO’yu kullanırken yüz ifadeleri açıkça değişir. Üst dudaklarını hafifçe yukarı kaldırıp üst dişlerini açığa çıkararak ağızlarını hafifçe açar. Bu yüz ifadesine ”Flehmen hareketi” denir. Kediler Flehmen hareketini genellikle cinsel amaçla feromonların tespitinde kullanmakla birlikte sosyal alanlarda ve alışılmamış kokularda kullanırlar.

 

Kaynaklar ve İleri Okuma

 

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments