Bugünkü yazımız bazı bilimsel verilerin yanı sıra biraz da bireysel düşünce içermektedir. Merak etmeyin, bilimsel kısmın kaynaklarını size vereceğim ve kendi düşüncem olan kısımları da bizzat belirteceğim. O zaman şimdi bir bakalım eller nasıl dilin aynası oluyor!

“Gözler kalbin aynasıdır.” diye çok güzel bir sözümüz var. Gerçekten de bir insanın düşünce yapısını, iyi veya kötü niyetli olduğunu genellikle gözlerinden anlayabiliyoruz. Tabii çok profesyonel bir yalancı değilse karşımızdaki. Yani kişinin kalbinden neler geçiyorsa, o gözlerine de yansıyor çoğu zaman. Ancak burada bahsedilen, pek temellendirilememiş ve biraz da kişiye göre değişebilen bir yansıma. Kaldı ki biyolojik bir temelinin olamayacağını zaten kalbin fonksiyonlarından da anlayabiliyoruz.

Peki Eller Nasıl Dilin Aynası Oluyor? Bunun Biyolojik Bir Temeli Var Mı?

Evet, büyük oranda var. Yapılan bir çok çalışma el kontrolü ile konuşmanın beyinde evrimsel olarak ortak bir kökten geldiğini gösteriyor (1). Aslında hepimiz konuşurken aynı zamanda ellerimizi de kullandığımızın farkındayız. Hatta ellerimizi sabit bir yere koyduğumuzda konuşmada zorlandığımızı hissederiz. Bir topluluğun karşısında rahat bir şekilde konuşan insanların aynı zamanda ellerini de çok rahat bir şekilde kullandıklarını da fark etmişsinizdir. Aslında bu durum sadece insanlarda yok, bir çok hayvanda da ses ile iletişimin yanında hareketler ile de iletişim söz konusu. Yapılan bir araştırmada bu ortak davranışın balıklara kadar gözlemlenebildiği görülmüştür. Balıkların yüzgeçleri ile yaptığı hareketler çoğunlukla yer değiştirme (lokomosyon) amaçlı olsa da aynı zamanda ses sinyalleri oluşturarak diğer canlılarla iletişim amaçlı kullanıldığı gösterilmiştir (2).

Yapılan başka bir çalışmada ise insan beyninin karşısındaki insanın yaptığı el hareketlerini gördükten sonra otomatik olarak bir konuşma beklentisine girdiği gösterilmiştir (3). Tabii bu durum şununla karıştırılmamalıdır. Örneğin bir çay kaşığının çayı karıştırdığını gördüğümüzde ondan da çay karıştırma sesi çıkmasını bekleriz. Ancak bu çalışmada durum daha farklı çünkü araştırmacılar bu karşılaştırmayı da yapmış. Ve bu el hareketlerinden sonra oluşan konuşma beklentisinin, başka bir görüntü-ses beklentisinden çok daha farklı olduğu gösterilmiş.

Bu konu ile ilgili yapılmış bir çok çalışma mevcut. Son olarak yapılan bir çalışmada da 18 aylık bebeklerin el hareketlerinin sağlıklı olmasının, ileride konuşma becerisi ile yakından ilişkili olduğu gösterilmiş (1). Özet olarak şimdiye kadar yapılmış bilimsel çalışmalar bize ellerimizin dilimiz ile bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Ellerin Dinlerdeki Yeri

Gelelim konunun düşünsel boyutuna. Buradan sonra yazacaklarım tamamen şahsıma ait tespitler ve kendime sorduğum sorulardan ibarettir ve tartışmaya açıktır. Çok kısa bir şekilde şunlardan bahsedip yazıyı bitireceğim:

Ara başlıktan da anlayabileceğiniz gibi dinlerde “Tanrı ile konuşma” eylemlerinin hemen hepsinde dil yerine eller kullanılıyor. İslamdan Hristiyanlığa, Yahudilikten Budizme kadar bütün dinlerde dualar eller kullanılarak yapılıyor. Bunun ilginç bir tesadüf mü yoksa tanrı-insan arasındaki iletişimin tanrı tarafından belirlenmiş sembolik bir ifade şekli mi olduğunu sizlerin inancına bırakıyorum.

Gözüme çarpan ilginç bir benzerlik de şurada ki:

“O gün onların ağızlarını mühürleriz; yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder.” Yasin Suresi – 65 / Kuran-ı Kerim

Konu ile ilgili diğer kutsal kitaplara baktığımda benzer bir ilişki bulamamakla birlikte böyle bir şeyin en azından bir kutsal kitapla olması ilginç bir durum bana göre.

Son olarak yazımızı Sezen Aksu’nun güzel bir parçasıyla bitirelim:

İçindeki çocuğa sarıl, sana insanı anlatır
Eller günahkar
Diller günahkar
Bir çağ yangını bu bütün
Dünya günahkar
Masum değiliz hiç birimiz…

Kaynaklar ve İleri Okuma:
  1. The Neuroscience of Speaking With Your Hands
  2. Why do we gesticulate?
  3. Gestures Fulfill a Role in Language
0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments