Güzel, hoş bir meydan okuma ile başlayalım: Beyinlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki silahsızsınız bayım.

-Franz Kafka

Bilgi’nin bilimsel açıklamasına girmektense bilgi’nin günlük yaşamımızda ki yerini incelemeyi daha işe yarar buldum. Neden mi? Çünkü bilgi’nin gerçek mânâda ne kadar işe yaradığını, ne kadar kullandığımızı, o olmadan nelerin olmayacağının farkında olmayabiliriz. Tabii her şeyden evvel önce TDK’ya kelime anlamı sormalı:

  • İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat
  • Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf

Bu yazıyı anlayabildiğinize göre bilgi edinebiliyorsunuz. Biz bu durumda (bilgi) verici oluyorsak ve siz de (bilgi) alıcı oluyorsunuz. Şöyle bir düşünelim: Biz bilgiyi veriyoruz ama siz alamıyorsunuz. Sonuç nedir? Verdiğimiz bilgiden mahrum kalıyorsunuz.

Algı kapasitesinizi bir seviye daha düşürelim ve hayal edelim: Dil nedir bilmiyorsunuz, herhangi bir dili konuşmuyorsunuz. Sonuç nedir? Kendiniz dahil, kimseyle sözel (dil aracılığıyla) iletişime geçemiyorsunuz. Soyut ve somut isimlendirme/anlamlandırma kapasiteniz olmadığı için düşünce dünyanız var olamıyor. Ancak ve ancak beş duyu organınızla hayal edebiliyor ve onlarla iletişime geçebiliyorsunuz. Bir seviye daha düşürelim: 30 yaşındasınız ama 1 yaşındaki bir çocuğun bilgi alanına sahipsiniz (Gerçek olmaz demeyin. Alzheimer hastalığının ileri safhalarını bilenler ne hakkında konuştuğumu gâyet iyi anlayacaklardır) sonuç nedir? Temel ihtiyaçlarınızı gidermekten aciz haldesiniz. Kendinizin var olduğunu bile bilmiyorsunuz. Başkalarının var olduğunu bilmiyorsunuz. Çevrenizde neler olduğunu bırakın, olayların cereyan ettiğini bile bilmiyorsunuz. Farkındalık ve bilinç bilgisinden yoksun olduğunuz için farkındalığa ve bilince varamıyorsunuz. Bu halde olmak ne üzücü, değil mi? Peki, her şey bilgi mi?

Evet. Bundan sonra yeni bir “motto” üretebiliriz: Dünya bilgiyle döner.

Günlük yaşantımızdan örneklemeler üretebiliriz: Gençsiniz, sudan sebeplerle kavgaya girdiniz. Karşıdaki kişinin sakatlanmasına ya da ölmesine sebebiyet verecek hassas bir noktaya yumruk attınız. Eğer hassas noktalar hakkında bilgi sahibi olsaydınız o yumruğu atmayabilir ve suçlu durumuna düşmeyebilirdiniz. Sevgilinizle berabersiniz. Aranızda bir problem çıktı. Erkek ya da kadın davranışları hakkında bilgi edinmiş olsaydınız olayı tatlıya bağlar, mutlu mesut geçinebilirdiniz. Doktorsunuz, hastanız geldi, şikâyetini belirtti. Ne hakkında konuştuğunu bilmiyorsunuz. Hastanızın sorununu bilseydiniz ne yapardınız? Elbette hastanızı iyileştirmek için tedavi uygulardınız. Avukatsınız, duruşmada gözden kaçırdığınız birkaç kanun var. Bu yüzden haklı olan haksız duruma düşüyor. Bunun sebebi nedir? Bilgi eksikliği. Eğer yeterince bilgi sahibi olsaydınız duruşma iyi geçecek ve haklı olan hakkını alabilecekti.

Akademik (gibi gözüken ama hayatla iç içe olan) bir seviyeye çıkalım: Korkular. Eğer psikoloji hakkında biraz bilgi edinmiş olsaydınız küçükken yaşadığınız “büyük” bir olayın bilinç altınıza yerleştiğini ve bu yüzden yetişkin olmanıza rağmen (başkalarına göre) komik bir hâle büründüğünüzü anlardınız. Anladığınız taktirde çözüm üretebilir ve hayatınıza daha güzel bir bakış açısıyla devam edebilirdiniz.

Amacım kimseyi suçlamak ya da yargılamak değil. Buradaki vurgum, bilgi’nin hayatımızdaki yerini, rolünü ve önemini vurgulamak. Herkes kendi hayatındaki bilgi ihtiyacına göre hareket etmelidir. Bilgi, anlamanın ilk adımıdır. Evrimsel süreçte anlamadığımız şeyden korkmaya ve doğal olarak tepki vermeye eğilimliyiz. Neden? Anlamadığımız bir şeyin bize zarar verip vermediğini bilemiyoruz. Kendimizi korumak için pasif ya da aktif tepki veriyoruz.

İnsanlara karşı (yerince) daha anlayışlı olmalı, anlamaya çalışmalı.

Yıkılması gereken kilit taşlarından bir tanesi de önyargıdır. Önyargı bize kesin bilgi verdiğini iddia eder. Hacı Ahmet’in hep şöyle olduğunu, Japonlar’ın hep böyle olduğunu söylemeye çalışır. Gerçeklik payı ne kadardır? Kim bilir? Peki yanlış bilgi ne yapar? Doktorsanız hastanızı öldürür. Mimarsanız evinizi başınıza yıkar. Pilotsanız uçağı düşürür. Arkadaşsanız/eşseniz ilişkilerinizi bozar. Toplumsanız savaş çıkarır. Dünyaysanız dünyayının dibini kurutur.

Bilgi’nin gücü adına.

(B)ilgi.

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments