2018 Nobel Barış Ödülü, Alfred Nobel’in vasiyeti uyarınca her yıl, ulusların ve halkların kardeşliği, silah ve orduların azaltılması ve barış kongreleri düzenlemek için en çok çaba sarf eden kişi, kişiler veya kuruluşa verilir. Ödül diğer ödüllerin aksine İsveç Kraliyet Bilim Akademisi tarafından değil, Norveç Nobel Komitesi tarafından Oslo’da gerçekleştirilen törenle verilir.

Nobel ödülleri arasında en çok tartışılan ve kamuoyu tarafından eleştirilere maruz kalan ödüldür. Eleştirilerden büyük çoğunluğu ödül alan kişi ya da kurumların barışa ne kadar katkı sağladığı ile ilgili. 2001 yılında Birleşmiş Milletlere ve 2009 yılında Barack Obama’ya barış ödülü verilmesi, en çok akıllarda kalan iki tartışmalı seçim. Mevcut, süregelen savaşlara daha fazla katkıda bulunmadıkları için, tarafsızlığa gölge düşüren barış çabaları için ödül verilmesi, pek çok kişiye Nobel Ödülünün saygınlığını sorgulatmıştır.

Bütün bunların yanında, A. Nobel’in icatlarının günümüze kadar genellikle yıkım ve tahribat amaçlı kullanılması, akademiyi finanse eden kuruluşlar arasında silah şirketi bulunması da ödülün tartışılmasına yol açmıştır.

Tüm eleştirilere rağmen Nobel Barış Ödülünün dünya kamuoyunda farkındalığı ve barışa yönelik motivasyonu arttırdığı da bir gerçek. 2014 yılında Malala Yousafzai’nin ödül alması ile, barış için somut ve büyük adımları olmasa da mücadele etmenin önemini vurgulanmıştır. Kargaşa ve iç savaşın sürdüğü ülkeden yükselen bir kız çocuğuna, tüm dünyadan destek almasını ve saygı görmesini sağlamıştır.

Nobel Barış Komitesinin azınlık haklarına, kadın haklarına ve eğitim çalışmalarına yönelik ödüller vermesi; ödül verirken dil, din, ırk ayrımı gözetmeden hatta bütüncül bir yaklaşımla davranmaları takdir toplamaya devam ediyor.

Bu yıl ödülleri kadına karşı şiddetle mücadele eden iki isim paylaştı. Cinsel şiddetin bir savaş silahı olarak kullanılmasını durdurmaya yönelik çabalarından ötürü Dr. Denis Mukwege ve Nadia Murad’a verildi.

1955 yılında doğan aktivist ve insan hakları savunucusu Kongo’lu jinekolog Denis Mukwege, savaş sırasında cinsel saldırıya uğramış çok sayıda kadın mağdurun tedavisi ile uğraşıyor. Ekibi ile birlikte yürüttüğü etkin tedavileri Bukavu’da kurduğu Panzi isimli hastahanede sürdürüyor. İnsan hakları konusunda çok sayıda ödüle sahip olan Mukwege, ödülü kazandığı haberini ameliyat sırasında öğrendiğini belirtti.

Nadia Murad, terör örgütü IŞİD tarafından 2011 yılında kaçırılmış, 6 erkek kardeşi örgüt tarafından öldürülmüş Iraklı Kürt, Ezidi aktivist. Daha sonra örgütten kaçarak Almanya’ya gitti. Kaçırıldığından beri insan ticaretine karşı verdiği mücadele ve BM iyi niyet elçisi ilan edildikten sonra insan ticareti mağduru kadın ve kız çocuklarıyla ilgili kamuoyunda farkındalık yaratacak faaliyetlerde bulunuyor.

 

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir